BEKLENEN CEVAP


Aslını arayan ve yaratıldığı günden buyana bencil duygularını ve benliğini yitirmek için mücadele eden insanoğlunun beklentileri ve değişen ihtiyaçları hep çeşit çeşit olmuştur .


Ne gariptir ki saltanat makamı sahibi sultanlar da  , Muhtaç düşen garipler de Kibir sahibi Efendiler de azat edilmiş köleler de sahip oldukları şöhret ve yaşam mücadelelerinde ortak noktalarda dönem dönem buluşmuşlardır . Toprak ve Mezar dan önce İnsan doğasının kendisine olan hitap ve övgüye birde iyilik ve müjdeli haberlere gösterdiği yöneliş ve tavır ruhaniyette aynı tebessümü oluşturmaktadır.Kişi kendisine verilen ferah haber veya müjde adı ile andığı kendisini mutlu hissettiren güzel birkaç fani söze bile büyük bir içtenlik ve beğeni ile karşılık vermekte belki de Günün ilk saatlerinde duyduğu bu derin bütünleşme günün tamamı yada o anki yaşamının kalan sürecinde de etkisini göstermektedir. Telaş içinde bir belirsizliği beklerken aldığınız iyi haber , neticesinde olumlu zamanlar tanımlanan anların uyandırdığı o hal ve mutluluk her kelime ile ayrı ayrı anlatılmaktadır . Belirsizliğin ardında saklı kalan hazine ve bir felaket öncesi gelebilecek bir ufak müjde nede iyi olurdu diye beklerken Düşünün ki sıkıntılar arasında kalmışken çoğumuzun başından geçtiği gibi bir yakınımızın iyi haberini beklemek – bir soğuk hastane köşesinde ameliyat dakikalarını sayabilmek ve bir doktor ağzından düşecek şükür kelimesine binlerce tebesümle karşılık vermek ,  Sınav sonucunun açıklanmasını beklerken o sıkıntı ruh hali ile eziyet ettiğimiz ruhumuzun azabına sanki bir hayat savaşı kazanılmış edasıyla olumlu bir müjdeyi arkadaşınızın ağzından aldığınızda duyduğunuz haz ve çoğaltılası örnekler .

Bir kış gecesinin ilerleyen saatleri karanlığın camda çizdiği resimler ,sokak lambalarının ışık fısıltıları ve duvar sohbetleri ile üst kat ayak sesleri ,Doğrusu bilinmeyenden korkan insan için ölüm ne sihirli bir kelimedir. Uzak ufuklarda ki gezegenlerde hayat arayanların asıl korkusu sizce nedir , Çeşit çeşit ülkelerin sayısız uyduları ile izledikleri yeryüzünde bugün stratejik harekat planları yapan Büyük Güçler her şeyi görebilirken 2 metre toprağın altındaki aleme ulaşamamaları ne ilginçtir , Bu sınırsız ve hesaplanamayan düzenin sahibi elbet bunca sunduğu imkanın ve verdiği sayısız nimetin hesabını sormaz mı diye duvarlarla konuşmak ne tuhaf .

Ölüm ve sonrası belirsizliğinde en çok üzen ve düşündüren ise o büyük ve korkulan azap değimli , Bilmediğimiz derinlerde sadece büyüklerden dinlediğimiz ve bazen pişmanlıklar ile düşündüğümüz o büyük azap beklentisi . Hani gecenin şu saatlerinde geleceğinden şüphe olmayan ölüm den önce bir cevap gelse de şu belirsilizliği ortadan kaldırsa . Hangi faninin müjdesi bu derin sarsıntıyı sonlardırır ki . Ne zor şey düşünürken bunca detayı şimdi hiçbir müjde teskin ederde kapatır mı ölüm denen yara yı . Daha büyük olmalı ve daha derin hem şimdi dostlardan değil tebessüm ta kalpten gelmeli İlahi ve kurtuluşu olmayan ölümün azabının müjdesini kim verebilir ki . Elbette sahibi  Var eden ve yok edecek olan ,bir ilahi kandil misali bir müjde verip Bir kurtuluş tebessümü sunmuş olsa , Belki vicdan özgür kalır bu yaslı hapis zamanından , Bir müjde gelse ya o ilahi makamdan .Kesin bir delil ile şu belirsizlik sona erse ne çok gülerdi yüzler ve o kalp o an yüze ne derin izler çizer .


Eğer siz iman eder ve şükrederseniz .Allah size  neden azap etsin ! Allah şükre karşılık veren  ve her şeyi bilendir. ( nisa / 147)


Umut doğarken yüreklerde bu müjdeyle daha da büyüğünü bekledik aradık bencilce, Hiçbir ihtiyacı olamayan ve her şeyin ona ihtiyacı olandan .Öyle ya ancak o bu büyük müjdeden daha da büyük lütufla cevap verebilir umudunu yitirmişlere , Bunca hatadan sonra bize de kurtuluş var mı diyenlere . Ancak o son verebilir her şeyi kuşatan ilmi ile tüm belirsizliklere . İlahi senden bir kurtuluş , bir müjde ve yalnız senden gelecek olan bir cevaba susamış gönüllere dilenirse ne senden dilenir sayısızca, dile ey gönül dile aklınca  ve varınca, o ilahi makam verir ancak sana çare, Verenin şanı Çok yüce diyerek beklenen bir cevap bulabilirmiyiz sizce.


Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz , ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar .Kim Allah a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.  ( nisa / 116)


Gönül elbette bu büyük müjdenin makamını diler ve arar olur bulduğu cevaplara makamın sahibine ulaşmayı diler ondan gelen müjdeye itaat eden o bilmez mi öyle ya  mekanı yaratan yoktan var eden mekanda aranmaz ki


Kullarım sana beni sorduğu vakit (söyle onlara) Ben çok yakınım .Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.(Bakara/ 186)


Müjdeyi sonsuz veren İlahi ve Aziz olana sükür ve dua , Bize getiren ve bizimle buluşturan Makam ı Mahmut un sahibi olana efediler efendisine (sav)  salat ve selam , müjdeyi alıp belirsizliklerini yitiren de hayr dileriz ancak . 


Yazan: Onur SARIK